s
s
s
s
s
s

El contenido de esta página requiere una versión más reciente de Adobe Flash Player.

Obtener Adobe Flash Player

Fadıl Oktay
Nacionalidad:
Turquía
E-mail:
Biografia
Akıl Sapağı

gnlerdir bir apkın penguen soyunuyor penceremde
l ocuklar grsem gzelce uyuyorlar sanıyorum
mandalina deseler kumral sevgilim dşyor aklıma
sıradan vatandaş olmaktan feci halde rkyorum
yalnızlıklar ağırıyorum gelip de gitmeyecek
gen kızları korkumdan n alıp ben bırakıyorum
-bu benim değil kesinlikle onların kaderidir

gzel kadınları terk etmenin sadist zevkiyle
Bergeni ve elimde duran fotoğrafını
bir de en ok sevileni savuruyorum masalara
aşkımı fısıldıyorum btn dişi maymunların kulağına
sıcak lkelere sevişmeye gidiyorduk oysa
uğultusunu duymaya ormanların taaa derinden

ok oluyor onunla birbirimizin adını ağırmayalı
ben vişne rengi ocukluğumdan gelmiştim
o ise dingin kızların kapılgan sessizliğinden
atmacaların kemirdiği yıpranmış dudaklarım
nolur bari siz bırakmayın beni

ve siz analı babalı byyenler anlayın artık
her yetimin kalbini bir hırın gl dikeni dalar
yırtıcı hayvanlar ekmeğini ararken karanlıklarda
kendim dahil dnyorum her şeyden apar topar
insanlar gibi anlaşılmaz ve umarsız kalıyor eriyen kar
her-hangi kızla ıksam fıstık gibi bir aşka ıkıyorum
sonra aşık olduğum kadınlar aşkına boğuyorum ruhumu
biz ki en gzel sevişeni değil en gzel bakanı sevmiştik
kuytusunda nasıl da olağanst bir yaban ileği hooo
gece gndz ayrılıklarla kan ter iinde seviştik

gayrı boyama sarışınların sanatılaştığı
yapay bir konsomatris bakışıdır buralarda kış
kalbim ve ben epeydir birbirimizi terk etmiştik

MIND DETOUR

for days a womanizer penguin has strap down at my window
upon seeing dead children I suppose theyre sleeping silently
if one mentions tangerine, auburn darling falls to my mind
I get scare of being an ordinary citizen terribly
and invite an aloneness coming but going nowhere
I leave young girls thanks to my anxiety
-that is certainly their fate but not mine,-

by the sadist pleasure of leaving the nice women behind
I hurl Bergen1 and your photograph in my hand2
also the one who was most loved at those tables
and whisper my love into all female monkeys ears
yet were going to go warm climates for lays
to hear the forests humming from depth

its been so long as we did not call each other
I came from my crimson childhood and
she was from deceivable silence of calm girls
my poor worn lips gnawed by sparrow hawks
please at least you dont leave me any more

and you double-parent people understand hereafter
that a peevish rose thorn irritates the orphans heart
as wild beasts search for their food in darkness
I give up everything including me hurriedly
melting snow is hopeless and obscure as the people are
whomever I date my roads arrive at a dazzling love
then I choke my soul for the sake of women I crushed
we loved women having nice eyes regardless of their bed
what a marvelous raspberry in her hidden hooo!
we loved each other day and night all of a sweat

now the winter when fake blondes become artist is
a spurious eye of the taxi dancer girls
I and my heart forsook each other for long

1. Bergen ; A Turkish woman singer one of whose eyes was blinded with acid by her jeaoulus ex-husband
2. Your photograph in my hand; An arabesque song of Bergen


ağrışım

koruklar olgunlaşıyordur şimdi ırak bağlarda
gneşten yz paralanmış bağbancılar vardır
trk sylyordur geniş gvdeli kadınlar
dudakları atlamış ocuk işiler alıştırıyorlardır
sense bir yerlerde kendini seviyor olabilirsin
elma şekeri sryorsundur gayesiz dudaklarına
beyaz gerdanına ok yakışmıştır iğde iekleri
kim grse ayrıksız seninle glşmektedir

senin bacaklarını nerede grsem tanırım
dizkapaklarında daha birok kadınlar gizli
iekli entariler giy, teninden ay sıyrılsın
soyunduğun an kılı vınlaması ve ok sesi
ikimiz ekik gzl sevişmeler srdryoruz
gidilmemiş kızlara benzer en ok gizlediğin
harup ağaları seni grdke grbzleşiyor
soluğunla ıkıp geliyor ikindi serini

ağzından ne gelse senin iyidir stelik
nereye gitsek gl gibi geinir giderdik senle
kollarında enfes tuzlanmış bir ulu deniz
gzlerinden başka bir gkyzne geilebilir
sen gneşe taş atıyorsun kimsesizliğimizden
ben ekip vuruyorum kendimi ıhlamurlar altında
ağlarsın ve bir ili şarkı dolanır glleri tan vakti

sen geceleyin susan byk kuşlar gibisin

Association

nowadays unripe grapes ripen in distant vineyards
there are winegrowers with their torn faces of sun
women having big bodies have chanted lilts and
masters have the children with chapped lips labored
yet you may be loving yourself in somewhere
and smearing toffee apples on your aimless lips
crocuses have been nicely suited your snowy neck
one who is familiar with you giggles near you bar none

I recognize your legs wherever they are
many women are hidden in your patella
wear floral dresses let the moon shine on your skin
the whistle of sword is the moment you disrobed
we both having eternized slant eyed dalliance
your most secret one resembles girls unexplored
carob trees get sturdy whenever see you
afternoon winds do come through your breath

whatever comes from your mouth is welcome
we could get along no matter where we go
theres an excellent salted sea in your arms
one can pass thru your eyes another sky
you fling stones at the sun for this loneliness
I shoot at myself under linden trees
you cry, a tender ballad roams the lakes in dawn

youre just like the huge birds hushin in midnight.

one could migrate to another sky thru your eyes
it is possible to migrate to another sky thru your eyes

El Cordobesin Aşkı

yorgun muydu neydi bizden
ok kereler bir cenneti lmş gelirdi
dokunsam duaya dururdu imamlar
zangolar daha bir asılırdı anlara
yetim ruhlarımızı saklarken koynunda
her sabah umarsız salıyordum onu
gneşi bağışlar gibi bir ihtiyara

taşların arasından umutla yeşermiş
inadına glmseyen incir yaprağıydı
uzak doğulu kızlar kadar alışkandı elleri
mutluyken sevinle yığılırdı yataklara
yemyeşil sarmaşıklar gibiydi yerini sevmiş
uzaktan grnsem adını bile unuturdu
ıldırınca susuşları ığlık ığlığa

bedeninde ne kadar ayır imen varsa
onlarla birlikte sokulurdu koynuma
kuş gagalarından szckler arardı şiirlerine
ruj zannederdi kırmızı bir kalemi sıka
en taze kokusunu taşırdı yaseminlerin
sığındığı melek dşlerini yağmalarken
El Cordobes kadar apkın bir boğa

EL CORDOBES LOVE

the chances are that she was tired of us
oftentimes she came by dying a heaven
imams started to pray whenever I touched
and vergers hung eagerly on the rope of bells
while she hid our orphan souls in her embrace
every morning I let her go helplessly
as I was granting the sun for a patriarch

hopefully grown among the old stones
a fig leave smiling wittingly was she
her hands were diligent like far eastern girls
she heaped the bed joyfully in high spirits
just like all those green ivies loving its soil
if I was seen far away, shed even forget her name
her silence went mad with shrieks and screams

how much ever green grass shed on her body
always she would cuddle me with all of them
searching for words of bird beaks for poetry
she deemed a red pencil as a lipstick usually
and she wore the freshest scent of jasmines
while a bull as lothario as El Cordobes
looting the shelter in her angelic dreams.

Latino

sen uyurken seyredilmesi en gzel kız ocuğu
ne zaman mavice bir gemi kalksa Atlas Okyanusundan
kr olur ikinci kaptanlar / buz keser gverteden son bakışların
son rzgrından kalan parfm kokun genzimi yakar
cellbiyalı bedeviler dolar camilerine ltin İspanyanın

iskelelerden kızlar evlerine gtrr son pşlerini oğlanların
zaten hi uyanması olmayan kemiksiz bir sanrıdır bıraktığın
Endlsn ezanları gelir kulaklarıma birok Arap kızları / utanırım
uzaklaştıka gemi klr endamın / bir de gizlediğin bacakların
inkrım nafiledir / beynimde travmalar koparır srgit kalaların

***
kızma / seni unutmak iin girdim bu meyhaneye / masaya da
bak / bu cellat gzleri olan kastanyetli melez kadını ağırdım
gğslerine iki şimşek gizlemiş galiba kasları gergedan derisi
bir grsen hisleri nasıl bana uzak ama sureti nasıl sana yakın
hazineler gizlediği eteklerinde esmer şehvetin daveti / lkin
kimse bilmez / hangi kadın aarsa / aılan hep senin baldırların

her bir yzyıla seni hatırlatan bir anı koyamadım / affet
hatırımdadır / haş / unutmam / katliam gibi o ilk bakışın
ben bir somun ekmeğe muhta gezerken a bitp / sen
ambarlar dolusu buğday gizledin tenine / nfiledir inkrın

LATINO

you the girl child most delightful one while watching
whenever a bluish ship sails from Atlantic Ocean
mates go blind/your last eyes from the deck turn to ice
your scent left behind the last wind burns my nasal passages
bedouins wearing jalabia crowd into mosques in Latin Spain

girls take last kisses of boys to their home from quay
in fact leaving behind you is a boneless delusion without wakening
azans of Andaluca comes to my ears, then many Arabic girls/ I shy
as the ship lay off, your face fades away/ also your legs you hide
my denial is futile/ your hips break out endless traumas in my mind

do not be angry/ I entered that boozer just to forget you
look/ I sit with that hangman eyed half-breed woman with castanets
she hid two lightnings between her nipples and muscles like a rhinos
how her feelings away from me yet how warm her face is to yours
call of a dark lust her skirt under which she hides treasures/ although
nobody knows / no matter which woman opens/ always your calves

I couldnt leave a memory reminding you for each century/ forgive me
in my mind / God forbid! / I never forget/ your first look like a massacre
while I was living in need a loaf of bread poor / you
hid barns of wheat in your flesh /your denial is futile

Short Biography of FADIL OKTAY
Turkish Poet, [1961- ] born in Nicosia. His earlier poems Lonely People of Cosmos was published 2003 and his second and last book Lay Lay Dilayla in 2009. Ironic sight, imagery, rich usage of words and large culture knowledge makes his poems interesting.His poems and writings published also in many poetry magazines such as Hayal, İspinoz, Pencere, Simge, Andız, Şehir, Konya Postası, Herşeye Karşın, Kum, Anafilya, Akky, Denizsuyu Kasesi , Koridor,Alaz.He Works actively for Turkish Poetry and for some time issued Hayal and ağdaş Gnce Poetry Magazines as founder.He also estabilished Awards of Ergin Gne who was a brilliant Poet and died in a aeroplane crush in 1982. At present, he is the president of the Contemporary Poet and Writers Association estabilished just 2 years ago in Ankara. He lives in Ankara,single and he has a doughter.
İletişim Detayları; fadil_oktay@yahoo.com and also
fadil-oktay@hotmail.com

zgemiş-Fadıl Oktay
Trk Şair,[1961-]Lefkoşada doğdu.İlk yazdığı şiirleri Kozmosta Yalnızlar adlı kitapta topladı.İkinci ve son şiir kitabı Lay Lay Dilayla 2009da yayımlandı.Ironik bakış aısı,imge kullanımı,zengin szck haznesi ve geniş kltr şiirlerini ilgi ekici kıldı. Şiir ve yazıları Hayal, İspinoz, Pencere, Simge, Andız, Şehir, Konya Postası, Herşeye Karşın, Kum, Anafilya, Akky, Denizsuyu Kasesi , Koridor, Alaz gibi dergilerinde yayımlandı.Trk Şiiri iin aktif alışanlardan.Hayal ve ağdaş Gnce şiir dergilerinin ve1982de bir uak kazasında hayatını yitiren ok iyi şair Ergin Gne Şiir dllerinin kurucusudur.Şu anda da 2 yıl nce Ankarada kurulan ağdaş Şair ve Yazarlar Derneği Genel başkanlığını yrtmektedir. Ankarada yaşıyor, bekar ve bir kız ocuğu var.
Contact Details; fadil_oktay@yahoo.com and also fadil-

fadil-oktay@hotmail.com

 

Desarrollado por: Asesorias Web
s
s
s
s
s