s
s
s
s
s
s

El contenido de esta página requiere una versión más reciente de Adobe Flash Player.

Obtener Adobe Flash Player

Ataol Behramoglu
Nacionalidad:
Turquía
E-mail:
Biografia
SONNET

Pariste evler cilalanmış gibidir
zellikle gneşli ğle sonlarında
Paris, ısınmış taşlıklarına
Baygın, beyaz bir kadın gibi serilir

Sonra ilk kıpırtılar, ilk insanlar
Ve bu, bir akşam ryasına dnşecektir
Paris, tuhaf, apraşık, anlaşılmaz şehir,
Paris, kr, kalpsiz, canavar

Ve Eiffel, ejderha gvdesinin stnde
Yumruk kadar ufak bir beyin taşır
Bn, sersem gzleriyle yaklaşıp uzaklaşır

İstersen yıkıl oraya, aşktan, mitsizlikten;
Bağır, ıldır, geber istersen
Bu şehir seni her an aşacaktır


Sonnet

In Paris the houses seem polished bright
Especially on late sun-lit afternoons
Sprawled on its warm courtyard stones
Paris is a woman, languorous and white

Then the first stirrings, the first people
And this will turn to an evening reverie
Parisweird, confusing, enigma city
Parissightless, heartless, and brutal

The Eifel Tower on its great dragon frame
Bears a miniscule fist-sized brain
Witless, dull-eyed, now grows near now distant

Collapse there, if you will, for love or lack of hope
If you will, scream there, go mad, or just croak
This town will exceed you at every instant

Translated by Walter Andrews

Yaşadıklarımdan ğrendiğim Bir Şey Var

Yaşadıklarımdan ğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı plmekten
Sen bitkin dşmelisin koklamaktan bir ieği

İnsan saatlerce bakabilir gkyzne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir ocuğa
Yaşamak yeryznde, onunla karışmaktır
Kopmaz kkler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tm kaslarınla, gvdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan btn gzel mzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı iine hayatın
Bir kayadan zmrt bir denize dalarcasına

Uzak lkeler ekmeli seni, tanımadığın insanlar
Btn kitapları okumak, btn hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hi bir şeyle bir bardak su imenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevin varsa yaşamak zlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, btn benliğinle
nk acılar da, sevinler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın byk dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan ğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı byk yaşayacaksın, ırmaklara, gğe, btn evrene karışırcasına
nk mr dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

There is One Thing I learned from What I Lived

There is one thing I learned from what I lived:
When you live something, you must live it fully
Your lover must be exhausted from your kisses
You must be exhausted from smelling a flower

One can look at the sky for hours
One can look for hours at the sea, at a bird, at a child
Living on this world is being one with it
Growing unbreakable roots into it

When you hug your friend, you must do it with all your power
You must be in a fight with all your muscles, body and passion
And when you lie on the hot sand,
You must rest like a grain of sand, like a leaf, like a stone

One must listen to all the beautiful music
Such that the sounds, the melodies fill inside

One must dive headfirst into this life
Like diving from a rock into an emerald sea

People you don't know must attract you to distant lands
You must live with the desire to read all the books and to know all the lives
You must exchange nothing with the happiness of drinking a glass of water
But for all the happiness there is, you must be filed with the longing to live

And you must also live grief, with honor, with all your presence
Because grief also maturates one, like happiness
Your blood must be intermixed with the large circulation of life
The never ending, fresh blood of life must circulate in your veins

There is one thing I learned from what I lived:
When you live, you must live big, like being one with the rivers, the sky, and the whole universe
Because what we call lifetime is a gift presented to life
And life is a gift presented to you.

Ataol Behramoğlu
Translated by Sleyman Fatih Akgl


BIOGRAPHY:
Ataol Behramoglu
[b. 1942] studied in the Russian Language and Literature Department at Ankara University. In the 1980s he was forced to live outside Turkey. In 1982 he won the International Prize of Lotus magazine. His later poems evidence a simpler, more direct

ataolb@hotmail.com

 

Desarrollado por: Asesorias Web
s
s
s
s
s
s